BLOG

blog'a geri dön

1 yorum var - 23 Temmuz 2008 23:12

rapsodi

bütün iklimler, terketti sanki bu şehri. kalbinin kanayan duvarlarına çarpıyor bütün şiirler. yitik düşleri sorguluyorsun, geceler hiç bitmiyor ben hiç uyumuyorum. sensiz, bütün sokakları büyütüyorum kimsesiz bir çocuk niyetine. zaman zaman başımı yaslıyorum, soğuk ve buz gibi kalp atışlarında, taştan parmak uçlarında, ferini kaybetmiş gözbebeklerinde seni buluyorum.

adın, bir sızı gibi gökyüzüne yazılan, zamanı çekilmiş umutlardan, hasretten gebe kılan. varlığım, kalbinle anılır ancak derken. yalnızlığımdan başka taşıyacak başka bir cân olamamanın derin hüznünü, tek bir yabancı gibi bilinmez sokaklarla anarken adımı: sen bilmeliydin ey aşk; insan ancak kendi vârettiği düşte özgürdür.

bir gül olup yüzünde açılan, değil kırmızı, güllerin en siyâhından hediye sunulan. yaralandıkça, iyileşen yanlarımdan ve kaçtıkça kovalayan yanlarımdan. ödünç verilmemiş bakışlarımdan ve adını hiç bir zaman koymadığım lâkin, tek bir hece ile ancak açıklayabildiğim cân: bir sevdâ söylenmiş en güzel türkü ise; dudaktan çıkar, kalbe kazınır ölesiye.

yangın yeri: aşk ve kül'dür ondan geriye kalan. küllerinden yeniden doğan, ölümsüz bir tîn gibi, kaç beden aramıştır el-hâk. bir bedenim aşk odunda, yandıkça küle dönen, döndükçe şems olub, etrafına pervâne düşen. aşk iledir serzenişim ve hâr ile çilekeş yollarda, küllerimden medet umuyorsam: adını sızıdan bir bıçak gibi, yûsuf düşleri'nde kalbime sapladığım aşk gibisin...

Elbet diyorum yinede elbet bir esinti
Silkeleyecek bu şenliksiz ağaçları
Yanılgısız bir bahara açtığında çiçekler
Tek bir yürek kalmayacak bu simetriden yoksun..

seb i yelda  24 Temmuz 2008 10:41  
bu yazıya puanı basanlar:

diğer blog yazıları